ÖzgeçmişÇalışmalarÖdüllerFavori LinklerBiographyHome


      

GÜNGÖR KABAKÇIOĞLU’nun SANATTA 60. YILI

“HEPİMİZ AYNI YERDE BULUŞACAĞIZ”

 

ATİLA ÖZER

 

Mimar, ressam, yazar ve karikatürcü… En önemlisi bir beyefendi…

60 yıldan beri sanatla uğraşıyor, ilk günkü heyecan ile çizmeye, boyamaya devam ediyor… “Kendimi bildim bileli çizerim” diyor. Onun adı; Güngör KABAKÇIOĞLU… Elinden kalem, kağıt hiç eksik olmaz. Yer hiç önemli değil; evde, atölyede, kahvede, otobüste, trende her yerde çizer, çizer, çizer…

Mimar kişiliğini bir yana bırakıyorum. Onun karikatürcü kişiliği hep bir adım daha öne çıkar. O, çizgi işine portrelerle başlar. Önce yakın çevresinde kim varsa onları çizer. Sonra yazarları, şairleri, politikacıları, iş adamlarını ve meslekdaşları olan karikatürcüleri çizer; abartısız, binlerce…

 

Emekli olduktan sonra yılın yarısını İstanbul’da yarısını Bodrum’da geçiriyor. Yaşadığı bu yerleri de çizer durmaksızın. Muhteşem İstanbul ve Bodrum desenleri çıkar ortaya; suluboya, yağlı boya, guvaş, akrilik… Kağıt üzerine, tuval üzerine, tahtaya, taşa her türlü malzeme ile her türlü teknikle bitip tükenmek bilmez bir enerji ve yaratıcılıkla çizmiş, çizmeye devam ediyor.

 

Babası Uşaklı Hakim Hüsnü Yılmaz, annesi Nasliçli Fatma Aziz, 9 Eylül 1933’de Antalya‘nın Serik ilçesinde doğmuş. İlk ve orta öğrenimini İzmir Karşıyaka’da yaptıktan sonra 1950’de ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşmiş. Resim ve karikatür çalışmalarına 1949’da Karşıyaka Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarında başlar. Çocuk yaşında karikatürleri İzmir’de Anadolu Gazetesi’nde yayımlanmaya başlar. O günlerde ilk gazetecilik heyecanı ile kendisini gazetenin önemli bir elemanı olarak görür ve haberden habere koşmaya başlar. Bu gazetecilik serüveninde hoş sürprizler de olur elbette.

 

BAYAR ve MENDERES’Lİ BİR ANI

Tarih: 13 Mart 1950’dir. Türkiye’de çok partili seçimler yapılmış, Demokrat Parti iktidara gelmiştir. Ülkenin her tarafında Demokrat Parti rüzgarı esmektedir. Bayar ve Menderes birlikte İzmir’e gelirler. Gül Gazinosu’nda öğle yemeğindedirler. Güngör Kabakçıoğlu da gazeteciler arasındadır, Bayar ve Menderes’in ayaküstü karikatürlerini çizer. Bu serüven yıllar sonra Ayhan Yetkiner’e de anlatılacak ve “Nasrettin Hoca’nın Torunları”(*) kitabında yayınlanacaktır.

“Ben, o günlerde, İzmir’de yayınlanan ‘Anadolu’ gazetesinde D.P.’ ye muhalif karikatürler çizen 16 yaşlarında bir çocuktum.. D.P. liderlerine İzmir’de o günlerin en büyük gazinosunda bir öğle yemeği veriliyordu.. Bu muhteşem yemekte sofranın bir köşesinde ben de yer almış bulunuyordum..

Yemek boyunca Bayar’la , Menderes’in ilginç pozlarını yakalayıp karikatürlerini çizdim. Sonra karikatürlerin altına cevaplarını istediğim bazı sorular yazdım.

Celal Bayar’ın karikatürü altına yazdığım yazı: Türk gençliğinden ne bekliyor sunuz?. Adnan Menderes’inki ise; Sizce iktidarın mı, yoksa muhalefetin mi görevleri daha güçtür?. idi…

D.P. liderleri yemeklerini yiyip kıpıdan çıkarlarken, önlerine geçerek çizdiğim karikatürleri gösterdim ve yazdığım sualleri kendi el yazıları ile cevaplamalarını rica ettim..

Bayar kısa bir tereddüt geçirdikten sonra, karikatürü eline aldı ve tebessüm ederek kartona şu cümleleri yazdı: Her şeyi onların dirayetinden bekliyoruz..

Menderes ise ısrarlarıma rağmen kendi el yazısı ile yazmayarak bana şunları yazdırdı:Hakkıyla ve liyakatle ifa edilmek şartı ile ikisi arasında güçlük bakımından bir fark yoktur..

İmzalama faslı da sona erince Celal Bayar bana döndü ve:

-‘Bu günkü Anadolu gazetesinde karikatürünü gördüm. Güzel ama, siyasi karikatürler çizmek için yaşın daha çok küçük değil mi?’ dedi,sonra da yanağımı okşayarak aynı akşam İncir Altı’nda şereflerine verilecek yemeğe beni davet etti.

Aradan yıllar geçmişti. Bir gezide bu anımı İsmet Paşa’ya naklettim.Beni büyük bir dikkat ve ciddiyetle dinleyen İsmet İnönü vagon penceresinden dışarıya bakarak Güzel demişler. Ama ne olurdu Menderes o gün dediğini tutsaydı. Cevabını verdi.

 

DOĞAN KARDEŞ DERGİSİ

O, hiç amatörlük dönemi yaşamamış gibi, başlangıçtan iki yıl sonra 1951’de İzmir Karşıyaka Halkevi’nde ilk sergisini açar. Henüz ilk çizgilerinin heyecanını yaşamayı sürdürürken tam ona uygun bir derginin varlığından haberi olur. Yapı ve Kredi Bankası’nın kurucusu KazımTAŞKENT, İsviçre'de bir heyelan sonucu hayatını kaybeden oğlu Doğan’ın  anısını yaşatmak için bir çocuk dergisi yayımlamaktadır. Oğlunun adını taşıyan bu dergi; Doğan Kardeş dergisidir. Doğan Kardeş;  bir, belki de iki kuşağın yaşantısında derin izler bırakmayı başarmış o günlerin en popüler dergisidir. Derginin çıkış günlerini beklemek her çocuğu heyecanlandırıyordu. Güngör Kabakçıoğlu Doğan Kardeş’te karikatürler, illustrasyonlar çizmeye başlar. Yaşına göre inanılmaz başarılıdır. Bu dergiye çizdiklerini 1953 yılında toplu olarak sergiler. (Aynı sergi 50 yıl sonra 2003 yılında tekrarlanacak yine büyük ilgi görecektir.)

 

1955 yılında Güngör Kabakçıoğlu’nun ilk kitabı; “ Yazısız Karikatürler Albümü” yayımlanır.

 

Üniversite çağı gelince elbette sanat eğitimi ağır basacaktır.Önce, resim eğitimi almak ister. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girer. Bir süre Resim Bölümü’nde okuduktan sonra  Mimarlık Bölümü’ne geçer ve buradan 1961’de mezun olur.

 

TO BE OR NOT TO BE

O, “1950 Kuşağı” karikatürcülerden. Özgürlükçü ve aydın düşünceli. Tüm insanlığa şöyle sesleniyor: “Ey Brakisefaller,ey Dolikasefaller, ey kafatasları, ey kurukafalar, duyduk duymadık demeyin. Ben de sizin gibi bir kafatasıyım, bir kurukafayım. Dinlerimiz, ırklarımız, milliyetlerimiz, cinsiyetlerimiz, renklerimiz, inançlarımız, düşüncelerimiz ayrı ayrı  olsa da aslında yok birbirimizden farkımız. Akıl ve beyin bizi bırakıp gittiği an hepimiz birer terkedilmiş kurukafayız. Kafatasları, kurukafalar ve kurukafa yaşayanlar bir gün gelecek, hepimiz aynı yerde buluşacağız. Ve insanoğlu Shakespeare’in Hamlet’i gibi bizi avuçlarının arasına alıp ‘TO BE OR NOT TO BE’ diye haykıracak”

 

Güngör Kabakçıoğlu; 1978-1982 yılları arasında Tercüman gazetesi’nde politik karikatürler çizer. Varlık Çocuk Yayınları’nın ve Dost Yayınları’nın  kitaplarını resimler; Pinokyo, Alice Harikalar Ülkesinde, Polyanna, Arı Maya gibi. Atilla İlhan’ın Ben Sana Mecburum, Sisler Bulvarı, Sokaktaki Adam, Orhan Kemal’in Grev ve Kardeş Payı kitaplarının kapak resimleri bu çalışmaları arasındadır. İstanbul Belediyesi Şehir Galerisinde ve Adalet Cimcoz‘un Maya Sanat Galerisi’nde eserlerini birkaç kez sergiler. Uluslararası karikatür yarışmalarına katılır. İstanbul Emek Sinemasının fuaye duvarını karikatür çalışmaları ile resimler (1963). İzmir Efes Oteli’nin sanat işleri için açılan yarışmada derece alarak, otelin gece kulübü ve bar duvarlarını resimler (1964). Müthiş zengin bir desen ve renk cümbüşüdür o. 18 yıl (1976-94) Hasajans Reklamcılık A.Ş’nin ortağı ve sanat yönetmeni olarak bu şirketin yönetiminde görev yapar. Yaratıcılığını bu alanda da kullanmasını bilir. 1986’da 14. Uluslararası İstanbul Festivali yapılacaktır. Güngör Kabakçıoğlu da oradadır ve festival kapsamında İstanbul konulu resimlerini sergilemektedir. Daha sonra da sergi teklifleri alacak, İstanbul’da, Bodrum’da sanatını herkese izletmenin keyfini yaşayacaktır.

 

Güngör Kabakçıoğlu; 1994 yılında o güne kadar çizdiği portrelerden bir seçki yaparak kitap yayımlar, 1996 yılında İstanbul Mizah ve Karikatür Müzesi’nde bu portreleri sergiler.  O; karikatürün eğlendirici olanaklarını da, haber verici, uyarıcı, bilinçlendirici olanaklarını da hep kullanır. Onun, her alanda, her konuda çizdiği karikatürlerinde sadece çizgisinin farklılığı değil, olayları ifade biçimi ve analiz farklılığı da dikkat çekicidir. Yeni Yüzyıl gazetesinde “Söz Büyüğün” başlıklı bant karikatürleri,  Penthouse dergisinde Erkeğin Adı: Priapos, Halikarnaslı Salmakis ile Hermafrodit’in Öyküsü, Dört Tanrıdan Dört Aşk Hikayesi adlı resimli öyküleri, I Love Cappadocia, Sakıpname, Aşk Rüzgarları, Savaş Rüzgarları, Eller, Ayaklar, Annemin Dantelleri  onun çeşitliliğini göstermesi bakımından önemli çalışmalardır.

        

ESKİŞEHİR’DE KUTLAMA

O şimdi bütün bu birikimlerinin özetini Eskişehirlilere sunuyor. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi SÜRMELİ’den gelen davetle 11 Mart’ta üniversitenin Eğitim Karikatürleri Müzesi’nde Kabakçıoğlu’nun Sanatta 60. yılı kutlanacak. Kutlama ile birlikte Güngör Kabakçıoğlu karikatür sergisi de açılacak.  10 Nisan’a kadar açık kalacak sergi Eskişehirliler için sanat ziyafeti niteliğinde.

 

Nice yıllara Güngör Abi!.. Ellerin dert görmesin, çizgilerin hep var olsun…

 

 

SANATTA 60. YIL, GÜNGÖR KABAKÇIOĞLU SERGİSİ

Açılış: 11 Mart 2009  Saat: 17.30

Yer: Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi

Akcami Mh. Malhatun Sk. No: 6

Odunpazarı ESKİŞEHİR

Sergi Süresi: 11 Mart 2009 – 10 Nisan 2009

Tel: 0 (222) 230 02 01, 0 (222) 33 505 80 / 1693

 

(*) Yetkiner, Ayhan. Nasrettin Hoca’nın Torunları. Cumhuriyetin 50. Yılında Türk Karikatüristleri, Garanti Matbaası, İstanbul, 1973.