ÖzgeçmişÇalışmalarÖdüllerFavori LinklerBiographyHome


Semih Poroy’un FEKLAVYE Sergisi Eskişehir’de

ÇİZERİN YAZARI KUŞATMASI

 

ATİLA ÖZER

 

Karikatür; zorluklara, olumsuzluklara, çürümüşlüklere karşın yaşama gülümseyerek bakabilmeye yardımcı olan bir sanat. Güldürürken düşündüren,

olayları komik tarafından yakalayıp biraz da eleştiren, topluma ışık tutan ve halk tarafından sevilen, ilgi gören bir sanat…

 

Türk basınında karikatür, hem gazetelerde hem de mizah dergilerinde 1867’den bu yana inişlerle, çıkışlarla yol almakta.  Diyojen, Hayal, Kahkaha,

Çaylak, Karikatür, Diken, Güleryüz, Akbaba, 41 Buçuk, Dolmuş, Gırgır, Çarşaf, Limon, Mikrop, Penguen ve bunlara benzer pek çok dergide     

 binlerce karikatür yayınlanmış, karikatürcüler yetişmiştir.

 

Cemal Nadir, Ramiz Gökçe, Turhan Selçuk, Ali Ulvi, Ferruh Doğan, Eflatun Nuri, Cafer Zorlu, Bedri Koraman, Nehar Tüblek,  Semih Balcıoğlu,  

Atlan Erbulak, Oğuz Aral, Semih Poroy, Kamil Masaracı, Metin Üstündağ, Selçuk Erdem gibi adları bu sayfalara sığmayacak daha nice karikatürcü,

yaşamı boyunca sürekli çizmiş ve çizmeyi sürdürmektedir.

 

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de karikatür tarihi hem başarılar, hem cezalandırmalarla, dolu dolu yaşanmıştır, yaşanmaktadır . Türkiye’de karikatür

sanatının en çok ses getirdiği dönem 20. yüzyılın ikinci yarısı olmuştur. Buna bazıları Türk karikatürünün “Altın Çağ”ı da diyorlar.

Karikatüre altın çağını yaşatan Türk karikatürcüleri zamana yeniliyor, yavaş yavaş aramızdan ayrılıp gidiyorlar… Cemal Nadir’ler, Ramiz’ler, Ali Ulvi’ler,

Ferruh’lar, Mıstık’lar, Semih’ler, Oğuz Aral’lar yok artık. Tüm bu yok olanlar unutulup gitsin mi? Bu baş eserleri yaratanları yeni kuşaklar tanımasın mı?

 

Müzeler; unutmayı, unutulmayı engelleyen yerler. Eskişehir’de 4 yıldan beri bir karikatür müzesi var, tüm  Türkiye adına bir görev yerine getiriyor,  

aramızdan ayrılan karikatür sanatçılarını her daim yaşatmaya çalışıyor.

 

Nasıl, Londra denince British Museum, Paris denince Louvre Müzesi, Amsterdam denince Van Gogh Müzesi, Bilbao denince Guggenheim Müzesi akla

geliyorsa bir süre sonra Nasreddin Hoca’nın doğduğu kent Eskişehir denince de Eğitim Karikatürleri Müzesi hatırlansa iyi olmaz mı?.

 

Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi, kendi koleksiyonlarının sergilendiği sabit bölümlerin dışında değişken sergilerin yapılabileceği bir salona da

sahip. Böylelikle ayda bir düzenlenen sergilerle sürekli canlı ortam sağlanmış oluyor. Çağdaş müzecilik anlayışı da artık böyle…

 

SEMİH POROY’UN “FEKLAVYE” SERGİSİ

 

Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi bu kez Semih POROY’u konuk ediyor. Semih Poroy'un FEKLAVYE sergisi; İstanbul, Bursa, İzmir ve

Antalya’dan sonra şimdi de Eskişehir’de.

 

26 Kasım 2008 tarihinde Saat: 17.30’da açılan  sergi; Poroy’un üç yıldan bu yana Cumhuriyet Kitap ekinde yayımlanan Feklavye çizimlerinden bir seçki.

 
            Semih Poroy; usta bir karikatürcü. Yaşı 50’yi biraz geçiyor. Vatan, Milliyet, Demokrat ve Cumhuriyet gazetelerinde, Varlık, Milliyet Çocuk, Milliyet Sanat,

            Gösteri, Düşün, 2000’e Doğru, Adam Öykü ve benzeri edebiyat dergilerinde çizdiği karikatürlerle 33 yıllık sanat birikimine sahip. Samsun’da doğmuş.  

            1974'den sonra İstanbul'a yerleşmiş. İlk karikatürü 1975 yılında Akbaba'da yayınlanmış.  1998'de Karikatür Vakfı tarafından Yılın Karikatürcüsü seçilmiş.

            1984-85 yıllarında Karikatürcüler Derneği'nin başkanlığını yapmış. 100'ün üzerinde kitap resimlemiş... Halen, Cumhuriyet gazetesinde 17 yıldan beri günlük

            olarak sürdürdüğü, “Harbi” adlı bant karikatürü ile Cumhuriyet Kitap Eki’nde her hafta tam sayfa Feklavye karikatürü çiziyor. Portreler (1998), 

            Meyhane Peçeteleri (1998), Gölgenizi Kullanabilir miyim? (1999), Feklavye (2008) adlı karikatür albümleri yayınlanmış ve yakın zamanda Frankfurt

            Kitap Fuarı nedeniyle bu listeye Ohne Worte (2008) adlı yeni bir karikatür albümü de eklenmiştir.

 

Semih Poroy kişisel dostluklarıyla, profesyonel- amatör ilişkileriyle sanat-edebiyat ortamını iyi gözlemleyen biri. Edebiyat dünyasında pek çok tanıdığı var. Bu

sergideki çizimleriyle o dünyanın arka planını, görünmeyen yüzünü karikatürleştiriyor. Bazen tek kare, çokça bant türündeki bu karikatürler basın-yayın

dünyasında yaşanan olumlu- olumsuz iletişimin, kişisel iç hesaplaşmaların çıkmazlarını hicvediyor. Hafif veya tatlı sert eleştiriler, ya da kendi deyimiyle “durum

komiklikleri” izleyeni keyiflendiriyor.  Bir çok edebiyatçı (Enis Batur’un yazdığı gibi) “Eşi dostu, yayıncı, eleştirmen, okur, amatör, hasta profesyonel, tüccar-

terzi yazar, yanlış anlaşılmış olanlar, kült yazar bozuntuları”  bu çizimlerde kendilerinden bir şeyler bulup, muhtemeldir ki; “yok canım, beni kasdetmemiştir”

diyerek arınmaya çalışıyordur.. Feklavye karikatürleri  bir anlamda çizerin yazarı kuşatması, sıkıştırması durumudur.

 

            Sergi 31 Aralık’a kadar sürer.

 

 

            Bu yazı Cumhuriyet Hafta Sonu ekinde 22.11.2008 tarihinde yayınlanmıştır.